Tarihçe Sayfası

   Roma'nın Asya Yıldızı
 İzmir, Roma döneminde çok parladı. İmparatorluğun Asya'daki en önemli kentlerinden biri haline geldi. Ilıman iklimi ve güzelim dünyası ile Roma aristokrasisinin bir sayfiye kenti olan İzmir'in ünü dünyaya yayıldı... 

          Tapınaklar, okullar, kültür sarayları, hastaneler, muazzam taklar, geniş  caddeler, büyük bir mimari sezgi ile düzenlenmiş semtler, jimnazyumlar, koşu alanları ve tiyatroları ile İzmir; coğrafyacı Strabon'un dediği gibi, dünyadaki kentlerin en güzelleri arasındaydı. Bu yüzden İtalya'dan, Yunanistan'dan, Adalar'dan ve Asya'dan birçok öğrenci okumak için İzmir'e gelmekteydi. Roma döneminde İzmir'de yontulan bir mermer kitabede, İzmir'e "Alimler Ormanı" denmesi herhalde boşuna olmasa gerek...

      Mermer Uygarlık  
       Antikçağın ünlü coğrafyacısı ve seyyahı Amasyalı Strabon, Milada yakın tarihlerde İzmir'e gelmişti. "Roma Dönemi İzmir"ini anlatan Strabon, kenti yüzyıllarca sonra gözlerimizin önüne getirir.
    "Burada İzmir'lilerin körfezi ve kent var. Derhal bir ikinci körfez daha var ki, bunun sonunda Eski İzmir kenti uzanır. Lidyalılar burayı tahrip ettiklerinde, İzmir'liler dört yüz sene kadar çevre köylerde yaşadılar. İzmir daha sonra Antigonos ve Lysimakhos tarafından yapıldı ve bu İzmir şehri hepsinin en güzeli oldu. Kentin bir kısmı Pagos / Kadifekale üzerinde olup, büyük kısmı ovada limana, Kibele Tapınağına ve Jimnazyum'a doğru uzanmaktadır. Mahalleler düzhatlar halinde ve gayet güzel yapılmıştır. Sokaklar kaldırımlarla döşenmiş olup, sütunlara dayalı kemerli dehlizler dörtgen şeklinde gerek ovada, gerekse kentin yüksek kısmına uzanıyorlar. Kentin bir kütüphanesi, bir Homerion'u (Kültür Sarayı), bir Homeros Tapınağı ve Homeros heykeli vardır. Kentin duvarı dibinde Meles nehri akmaktadır ve kentin diğer ucunda bir kapalı liman vardır..." Strabon'a ek olarak İzmir'i anlatan birçok eski yazar, kentin agarolar, tiyatro, tapınak ve stadyum ile dolu olduğunu anlatmaktadır. Değirmendağı'nda Sağlık Tanrısı Esculap ile Vesta için bir tapınak bulunurmuş.
   Homeros tapınağı Halkapınar'da, Kibele Tapınağı Tepecik'te, Nemesis Tapınağı ise Kadifekale'de imiş. Jimnazyum'un ise, şimdiki İtfaiye Binası yakınında olduğu tahmin edilmektedir. 

Romalılar, İzmir'e İ.Ö.133 ile İ.S. 395 yılları arasında egemen olmuşlardı. Roma dönemi İzmir'i başlı başına dev ve görkemli bir
ünlü savaşçılar, generdönemdir. Sezar, Oktavyanus, Marcus Airelyus, Brütüs ve Hadrianus gibi Romalı İmparator ve şöhretlerin vaya Kraliçe Küçük Faustina'nın aşık oldukları doğunun efsane kızıdır İzmir...Asya'nın Gerdanlık Kızıdır, görkemli Smyrna... Romalı İmparatorlar,aller ve konsüller dinlenmek ve doğunun gizemine savrulmak için Akdeniz'in en doğusundaki İzmir'e gelmişlerdir..
        Küçük Asya'daki Tiber Irmağı yapılması için on birkent arasında bir tercih yapılması gerekiyordu. Bu kentler şunlardı: Sardes, Troya, Tralles (Aydın), Hypepes (Ödemiş), Laodikya (Denizli), Halikarnas (Bodrum), Magnesia (Manisa), Efes, Milet, Bergama ve İzmir... Tüm bu ünlü kentler içinde M.S. 14 yılında, bizzat Roma İmparatoru tarafından yapılan seçimde önceliği "İzmir" almıştır.Kent Romalılar zamanında gemi inşa eden tersaneleri yüzünden tüm Akdeniz'de büyük bir üne sahip olmuştur.  

        Asya Olimpiyatları
       Bu arada Asya Olimpiyatları'nın İzmir'de yapılmasını ilave edelim. İmparator Maksimiyen, Gordiyen ve Galiyen zamanında basılan madalyalar üzerinde "İzmir'de Asya'nın Genel Olimpiyatları" cümleleri vardır.  
     Antikçağın Tarihçilerinden Filostrat'ın yazdığına göre Roma dönemi İzmir'i tüm Avrupa kentleri ile yarışacak derece güzel ve mamur idi. İzmirliler, bu dönemde ticaret, bilim, eğitim alanlarında zamanın en ileri düzeyini temsil ederlerdi.