Tarihçe Sayfası

Kemeraltı'nda İzmir Hanları

Tarihi çarşımız Kemeraltı'nda ve eski Türk mahallerinde bir çok eski han, kervarsaray ve hamam bulunmaktadır. Kızlar Ağası ve Çakaloğlu hanları bunlar içinde ayakta kalabilmiş simge hanlardır.

Kızlar Ağası Hanı:

Kızlar Ağası Hanı, Kemeraltı'nda Halim Ağa Çarşısı'ndan Hisar önüne giden yol üzerinde, arka duvarı Hisad Camii avlusuna, bir yanı ise Bakır Bedesteni'ne bitişik konumdadır. Kapı üzerindeki kitabeye göre 1157(1741) yılında 1.Mahmud'un Kızlar Ağası Hacı Başir Ağa tarafından yaptırılmıştır. Bazı yazarlar, kitabedeki açık ifadeye karşın hanın inşa tarihini 1779 olarak belirmektedir. 1768'de İzmir'e gelmiş olan B.de Riedesel'in bu handan büyük övgü ile söz ettiği ayrıca, Hacı Beşir Ağa 1746'da ölmüş olduğu için 1779 yılı olsa olsa 1778 depreminden sonra hanın onarılma tarihi olabilir. Bu han, Hacı Beşir Ağa'nın diye hayır eserlerini yaşatmak için vakfettiği binalardan biridir. İzmir'deki eski kargir hanlar genellikle kare ya da dikdörtgen açık bir avlu etrafında, tek ya da iki katlı olarak inşa edilmişti. Bunlardan bazılarında hem avluya, hem oe sokağa bakan dükkanlar bulunmakta idi. Kızlar Ağası Hanı da bu hanların ayakta kalmış en önemli örneğidir. Kızlar Ağası Hanı iki katlı ve dört kapılıdır. Avlusunun ortasında bulunan mescid bugün dini özelliğini yitirmiş, alt katı kahve, üstü ise halı ve kilim satan bir mağaza olarak kullanılmaktadır. Kızlar Ağası Hanı 1989 yılında restorasyon amacıyla yeniden inşa edilmek için kullanım dışı bırakılmıştır.Günümüzde restore edilmiş hayaliyle hizmet vermektedir.

Çakaloğlu Hanı

Yine 18.Yüzyıl Osmanlı dönemi eserlerinden biri olan Çakaloğlu Hanı İzmir'in önemli tarihi eserleri arasında yer alır. Han, uzun dikdörtgen planlıdır ve üstü tonozla kapalı bir çarşı şeklindedir.Başka sokağa açılan yuvarlak kemerli büyük bir demir kapısı bulunur. Kapının üstünde kitabe yeri gibi bir boşluk vardır. Aynı boşluk diğer kapının üstünde de bulunmaktadır. Kapının iki yanında 1805 tarihli mermerden yapılmış bir sebil ve çeşme bulunmaktadır. Sebil'i Hacı Ahmet'in yaptırdığı üstündeki yazıdan anlaşılmaktadır. Sebil ve çeşme aynı tarzda olup, lalebarok üslupta son derece güzel kabartmalarla süslenmiştir. Bugün bağımsız olmakla birlikte oldukça sağlam olan çarşı dükkanları depo olarak kullanılmakta ve mülkiyeti şahıslara ait bulunmaktadır.

Diğer Hanlar

Hanlar ve Bedestenlerin İzmir'in Osmanlı-Türk çehresi içinde son derece önemli bir yere sahip olduğu açıktır. Özellikle 17. ve 18.yy.da gelişen bu mimarinin tipik örneklerinden bugüne kalanlar son derece azdır. Varolanlarda bakımsızlık nedeniyle harap durumdadır. Köprülü Fazıl Ahmet Paşa'nın yapımını başlattığı ve kendisinden sonra tamamlanan "Vezir Han" da önemli hanlar arasında yer alır. 18.yy.Osmanlı eserleri arasında yer alan "Küçük Karaosmanoğlu Han'ı" da merkezi iş mıntıkasında yer alan diğer önemli bir yapıdır. Duvarları taş ve tuğla dizili olarak inşaa edilen üzeri beşik tonozlarla örtülü merdivenli bir girişten çıkılır. Bugün orijinalitesini tümüyle yitirmiş durumdadır. Girit Hanı, ne yazık ki yok edilmiştir. 19.yüzyıl Osmanlı eserleri arasında olup, bugüne belli ölçüde kalabilen hanlar arsında. Selvili Han, Mirkelam Han, Esir Han, Küçük Demir Han sayılabilir.