tarihçe sayfası

"Asya Birincisi" İzmirliler

      İzmir'in dişi özelliği birçok antik sikkede ortaya çıkar. Amazon figürünün bu sikkelerde ağırlıklı biçimde yer alması bu yüzdendir. İzmir'in birinci özellikleri ve güzellikleri, sikkelerde mutlaka vurgulanır.
     Karabel'deki savaşçı kabartmasının kimliği üzerine çok tartışma yaşanmıştır. Genelde bir "Hitit savaşçısı" olduğu iddia edilen kabartmanın Prof. Bilge Umar tarafından bir "Luwi Kralı" olduğu yolunda yayınlar yapılmıştır.
       İzmir'e sahip çıkan birçok uygarlıklar, bastırdıkları paralarda Amazon veya dişi resmi bulunmasına özen göstermişlerdir. Örneğin Mareus Tartius zamanı Roma egemenliğinin bir simgesi olan bir sikkeyi inceleyim.
    Sikkenin bir yüzünde bir Prenses veya gençkız büstü görülmektedir. Bu prensesin Sabina Tranquilina olduğu tahmin edilmiştir. Prenses, bir elinde başak, öbür elinde boynuz tutmaktadır.
     Bu kompozisyonun etrafında çepeçevre "Asya'nın Birincisi İzmir'liler" cümlesi görülmektedir. Sikkenin öbür tarafında ise, ayağını bir geminin baş tarafuna koymuş ve zırh giymiş bir Amazon kabartması bulunmaktadır.

   Denizci Özellik 

   Kadının sağ elinde Mabetlerde kullanılan bir kadeh ve sol elinde Pelto denilen Amazon kalkanı vardır. Kabartmanın alt kısmında bir perde parçası veya kalkanı iyi tutmaya yarayacak bir peşgir ucu görülmektedir. Amazonun başında kuleli bir taç vardır.
    Bu taç, İzmir egemenliğini yansıtır. Gemi ise, Ege'nin en işlek limanına sahip olan kentin denizci özelliğini gösterir.
    "İzmir Üzerine Tetkikat" isimli kitabın yazarı Konstantin İkonomos, üzerinde Amazon kabartması olan Roma sikkelerini uzun uzun anlatarak, dikkati çekmiştir.
    Sikkeler üzerindeki "Asya'nın Birincisi İzmirliler" sloganı da kentin Roma döneminde bile hala görkemli şöhretini devam ettirdiği ispatlanmaktadır.

   Karabel'de Savaşçı

   Bayraklı Höyüğü'nde yapılan kazılar, yaklaşık M.Ö.2000 yıllarında İzmir'de önemli uygarlık değişiminin gerçekleştiğini göstermiştir. Aynı dönemde Orta Anadolu'ya Hitit'ler gelmişler, yeni ve özgün uygarlık kurmuşlardı.
    Bu uygarlığın Batı Anadolu ile çok sıkı ilişkiler içine girdiği gözlemlenmiştir. Hititlerin en güçlü oldukları M.Ö.1400-1200 yıllarına isabet eden dönemle ilgili olarak, Bayraklı'da Hint vazolarının taklidi çok enfes toprak çanak ve çömlekler bulunmuştur.
    Kemalpaşa-Torbalı yolu üzerinde Karabel'de bulunan iki Hitit savaşçısı kabartması ile Manisa Spil Dağı'ndaki Kibele kabartması, Hititli sanatçıların elinden çıkmadır. (Prof. Bilge Umar, Karabel'deki kabartmanın bir Luwi Kralı'na ait olduğu konusunda dikkat çekici yayınlar yapmıştır).
    Karabel'deki kabartmalardan biri son yıllarda çökme sonucu  vadiye yuvarlanmış ve kaybolmuştur. Tüm bu bulgular, M.Ö.1000'li yıllar boyunca Hitit'lerin Batı Anadolu'yu siyasi egemenlik altına bulundurduklarına işaret etmektedir. 

 

Büyük İskender'i Kadifekale'de bir çınar altında rüya görürken yanındaki iki Nemezis (Su perisi) ile birlikte gösteren antik sikke.

 

Karabel'deki Hitit savaşçısının kabartmasını barındıran tepenin genel görünüşü