Tarihçe Sayfası

Agora'da Tanrılar Dünyası

    İzmir'in eski bir semti olan Namazgah'taki Agora kalıntıları, kentin Roma dönemiyle ilgili bir belge sunar bize. Ticari alan anlamına gelen Agora'da yapılan kazılarda tanrı Posedion ile tanrıça Demeter'in heykelleri bulundu.
    Agora, ilk kazıldığı 1930'lu yıllardan beri kapsamlı bir şekilde kazılmayı, tümüyle ortaya çıkarılmayı ve turizme kazandırılmayı baklemektedir. Agora eğer güzel bir restorasyon geçirirse bir kültür, sanat, turizm merkezi olabilir.
 
İzmir Agora'sı kazıların Roma döneminde yapılmış "Tanrı Posedion"un kabartma şeklinde enfes bir heykeli bulunmuştur. Bu heykel, "Tanrıça Demeter"in heykeli ile yan yana günümüzde İzmir Arkeoloji Müze'sindedir.
    Kentin deniz ticaretindeki önemini vurgulayan Posedion kabartması, Bazilika'nın batı ucunda yerin altında ele geçmişti. Burnu kırıktır. Bir kaya üzerinde sola dönmüş vaziyette oturan ve krepis denilen ayakkabılarını giymiş olan Posedion'un belden aşağısı bir mantoyla sarılı, yukarı kısmı ise çıplaktır. Sağ elinde üç dişli bir asa, sol elinde Yunus balığı vardır. Bilindiği gibi Posedion, Denizler Tanrısıdır.

     Denizler Tanrısı
   
Denizdeki tayfunların, dalgaların ve girdapların hakimi olan Posedion, iyi insanları taşıyan gemilerin koruyucusu, kötü bandıralı donanmların amansız düşmanıdır.
    Mitoloji'ye göre Baştanrı Zeus ile devamlı didişen Posedion Anadolu'lu olduğu için, Troya savaşlarında Yunanlılara karşı, Anadolu özgürlük savşçılarını tutmuştur. Yunanlı savaşçılar, Posedion'un müthiş öfkesinden şikayet edip dururlar, tüm İlyada Destanı boyunca...
   Yine aynı sebepten, Yunanlı savaşçı, Odysseus denizyolu ile ülkesine dönerken, kükremiş, Posedion'dan az çekmez...
    İsterseniz Homeros'u dinleyelim. Bakın Posedion, Odysseus'a nasıl saldırıyor: (Odysseia, Bölüm 5 satır 291)
    

    "Böyle dedi, yığdı bulutları üstüste
    bir anda, allak bullak etti denizi,
    üçlü yabasını tutuyordu elinde,
    salıverdi çeşitli yellerin
                                        kasırgasını tekmil,
    toprağı, denizi kapladı göklerden,
    Euros'la Notos ve uyuyan Zephyros,
    Ve koca dalglarla açık gökten
                                             kopan Boreas,

   Estiler dört bir yandan boğuşa boğuşa.
    Sızladı yüreği Odysseus'un, çözüldü
                                           dizlerinin bağı,
    İnleye inleye şöyle dedi ulu
                                          canlı yüreğine:
    Vay benim talihsiz başım, vay,
    Bunu da mı görecektim sonunda?
    Tanrıça'nın dediği doğru mu
                                                çıkıyor ne?
    Daha çok çile dolduracaksın demişti,
    Baba toprağına varmadan önce.."